Ekip arayüzü onlarca dile çeviriyor, geliştirici siteyi iş yerindeki IP'sinden açıp doğru dili görüyor ve her şeyin çalıştığını düşünüyor. Oysa beş katmandan yalnızca biri kontrol edilmiş oluyor. Para birimi, fiyattaki vergi, teslimatın olup olmaması ve hatta kataloğun içeriği tarayıcı diline değil, sitenin ziyaretçiyi nereden gördüğüne bağlıdır. İlgili ülkenin gerçek bir adresinden çıkış yapmadan yerelleştirme körlemesine kontrol edilir.
Yerel ziyaretçi için tam olarak ne değişir?
Para birimi her zaman dile göre otomatik olarak yeniden hesaplanmaz; çoğu zaman tetikleyici IP'nin coğrafi konumudur ve ülkenin yanlış belirlenmesi, euro ya da ruble olması gereken yerde dolar göstermesine yol açar. Fiyattaki vergi ayrı bir değişkendir: bazı platformlar fiyatı satış vergisi olmadan, bazıları ise vergi dahil gösterir ve bu karar arka uçta, seçilen arayüz diline göre değil ziyaretçinin adresine göre verilir.
Teslimat seçeneği, ev IP'siyle çalışırken fark edilmeyen bir katmandır. Bir ürün kartı, birebir aynı sayfa tasarımıyla bir ülke için «stokta», başka bir ülke için «teslimat yapılamıyor» gösterebilir. Son olarak katalog içeriği vardır: bazı ürünler lisanslar, kategoriye getirilen yerel kısıtlamalar ya da basitçe depo bulunmaması nedeniyle bölgeye göre gizlenir ve bunu yalnızca ilgili ülkenin adresinden girerek görebilirsiniz.
Arayüz çevirisi neden yalnızca yarım kontrol edilir?
Dil değiştiriciden dili değiştirmek ön yüz işidir. Para birimi, vergi, teslimat ve katalog ise coğrafi IP'ye, bazen de ASN'ye bağlı arka uç mantığıdır: bazı fiyatlandırma servisleri ev adresi ile veri merkezi adresini ayırt eder ve ofis proxy'sine sıradan bir kullanıcıdan farklı bir sayfa sürümü gösterir. «Metin çevrilmiş, düğmeler yerinde» kontrolü dil sorusunu yanıtlar, ancak müşterinin ilgili ülkede gerçekte ne göreceği sorusunu yanıtlamaz. Böyle bir kontrolde rezidansiyel ve mobil adres arasındaki fark da önemlidir; ayrıntılar için mobil ve rezidansiyel proxy karşılaştırması yazısına bakın.
Yerel ayar kontrol listesi
Birincisi, ülke ve şehir tahmine göre değil coğrafi konuma göre belirlenmelidir: adres, hedef kullanıcının fiziksel olarak bulunduğu yere çözümlenmelidir. İkincisi, katalog sayfasındaki ve sipariş sayfasındaki para birimidir; bunlar bazen birbirinden farklı çıkar. Üçüncüsü, nihai fiyatta verginin bulunup bulunmadığı ve tutarıdır. Dördüncüsü, bölge için teslimatın ve ödeme yöntemlerinin kullanılabilirliğidir. Beşincisi, katalog içeriğidir: ürün listesini yerel adresten ve kendi olağan IP'nizden karşılaştırın; aradaki fark bölgesel kısıtlamaları gösterecektir.
Altıncısı, arayüz dili ile tarih, sayı ve telefon maskesi biçimleridir: bunlar yalnızca dil değiştiriciye değil, yerel ayara uygun olmalıdır. Bu maddeleri seçici değil, sistematik biçimde kontrol etmek gerekir; sonucun tekrarlanabilir olması için hangi metriklere dayanılacağını proxy kalitesini kontrol etme yöntemi yazısı anlatıyor.
Yalnızca yerel adresle görünen tipik yerelleştirme hataları
Birincisi, fiyat etiketindeki fiyatın gerçek fiyattan %15-20 düşük ya da yüksek olmasıdır; çünkü vergi, formda belirtilen teslimat adresine göre değil, IP'nin ülkesine göre uygulanır ya da uygulanmaz. İkincisi, sipariş düğmesinin etkin olması, ancak gerçek bölgeye teslimat denendiğinde son adımda hata çıkmasıdır: iş yeri IP'siyle bu yolu kimse izlemez. Üçüncüsü, bir ürünün geliştiricinin ev IP'sinden katalogda görünmesi, ancak kimsenin bilmediği bölgesel bir engel nedeniyle hedef ülkenin adresinden girildiğinde kaybolmasıdır. Dördüncüsü, para biriminin ülkeye değil dile göre değişmesidir; Kanada'dan Fransızca konuşan bir kullanıcı, Kanada doları yerine euro cinsinden fiyat görür.
Bu tür hatalar ne ofis IP'siyle yapılan manuel QA'da ne de coğrafi konum taklidi olmayan otomatik testlerde yakalanır: hedef ülkeden gerçek bir çıkış gerekir, hatta birkaç adres türünden çıkış yapılması daha iyidir; çünkü bazı platformlar veri merkezi IP'sini rezidansiyel IP'den farklı işler. Kontrol göreviniz için hangi adres türünü seçeceğinizi anlamak üzere proxy tasarrufunun yanıltıcı olduğu yerler yazısı faydalı olacaktır.
Yerel ayar kontrolüne ne kadar trafik harcanır?
Görselli tam bir katalog sayfası 2-5 MB, medyasız bir metin sayfası ise 0,3-1 MB tutar. Yüz ürün kartının fiyat, vergi ve teslimat durumu açısından kontrolü yaklaşık 0,3-0,5 GB'a sığar; birkaç ülkede yüz sayfanın günlük izlenmesi ise ayda 1,5-3 GB'a sığar. Tasarruf, en ucuz kanalı seçerek değil, otomatik kontrol sırasında görsellerin ve yazı tiplerinin otomatik yüklenmesini kapatarak sağlanır: kararsız bir adres yüzünden kopan oturum, tasarruf edilen gigabaytlardan daha pahalıya gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yerelleştirmeyi kontrol etmek için veri merkezi IP'si yeterli mi?
Arayüz dilini ve sitenin temel erişilebilirliğini kontrol etmek için evet. Fiyatları, vergiyi ve kataloğu kontrol etmek için her zaman değil: bazı platformlar veri merkezi adreslerine kısıtlı ya da farklı bir sayfa sürümü sunar; bu yüzden fiyatların doğru kontrolü için ilgili ülkenin rezidansiyel veya mobil adresi daha güvenilirdir.
Hedef kullanıcının yaşadığı şehrin adresi şart mı?
Vergi ve para birimi için genellikle ülke düzeyinde doğruluk yeterlidir; vergi bölgesel ise bazen eyalet ya da bölge düzeyinde. Posta koduna göre teslimat ve yerel kampanyalar için şehir düzeyinde doğruluk önemli olabilir; bunu belirli platform için ayrıca kontrol etmeniz gerekir.
Site zaten kontrol edilmişse yerelleştirme ne sıklıkla yeniden kontrol edilmelidir?
Fiyatlandırma, vergi ve katalog mantığı arayüz sürümlerinden bağımsız olarak değişir: tedarikçi fiyat listesini güncellemiş, vergi kuralı değişmiş ya da bölgesel bir engel eklenmiş olabilir. Makul sıklık 2-4 haftada bir ya da fiyat veya katalog mantığındaki herhangi bir değişiklikten hemen sonradır.
Yerelleştirmeyi kendi gözlerinizle kontrol etmek için ilgili ülkenin proxy'sini kullanabilirsiniz; adreslerin ve türlerin kataloğu proxy bölümünde yer alıyor.